Kapat

Network Marketing Nedir?

Anasayfa
Network Marketing Network Marketing Nedir?

Network Marketing Ne Zaman Doğmuştur?

Uzmanların çoğu, çok katlı pazarlama yöntemini ilk kez başarıyla uygulayan kişinin, Carl Rehnborg olduğu konusunda fikir birliğindedirler. Onun öncesinde, satış teşkilatına kazandırılan her yeni satış temsilcisi için kendisini getirene prim verilmesi ya da teşkilata kazandırdığı temsilcilerin satışlarından belirli bir süre bir yüzdenin ödenmesi gibi uygulamalar yok değildi. Fakat bugün anladığımız anlamda, ekibin yarattığı satış hacmi üzerinden sürekli bir kazanç sağlayacak bir program ilk kez, A.B.D.’nde Carl Rehnborg’un sahibi olduğu şirketin ürünlerinin satışında uygulanmıştır.

Carl Rehnborg’un 1934 yılında kurduğu şirketin ilk ismi, California Vitamin Company idi. Sonradan şirketin ismi, Nutrilite Products Inc. olarak değiştirildi. Başlarda klasik bir doğrudan satış programı uygulanmaktayken 1945 yılında Carl Rehnborg, bugünkü çok katlı pazarlama yönteminin tüm temel unsurlarını içinde barındıran bir programa geçti. Kimileri bu programın, Carl Rehnborg’un kişisel bir buluşu olduğunu iddia ederken, kimileri Cambridge Üniversitesi’nde yapılan bir doktora çalışmasıyla doğduğunu, kimileri ise programı Nutrilite’ın Distribütörleri olan Lee S. Mytinger ve William S. Casselberry’nin geliştirdiklerini ileri sürerler.

Nutrilite daha sonra bir anlamda, bir çok katlı pazarlama devinin doğumuna aracılık etmiştir. Nutrilite Distribütörleri Rich DeVos and Jay Van Andel, Nutrilite’dan ayrılarak kendi şirketlerini, ünlü Amway Corporation’ı kurmuşlardır.

KLASİK TİCARET

NETWORK MARKETİNG 

 

Ekonomiye Ne Gibi Yararlar Sağlar?

Çok katlı pazarlamanın, ekonomiye son derece önemli katkıları vardır. Öncelikle, onbinlerce, yüzbinlerce insana, iş ve kazanç olanağı sağlayarak, bu kişilerin eksik istihdamlarını önleyerek önemli bir değer sağlar. Çok katlı pazarlama, bireylere son derece düşük maliyetle ve kolaylıkla kendi işlerini başlatabilme olanağını sunar.

Konunun bir de diğer cephesi, yani, mal ve hizmet üreticileri cephesi vardır. Buradan bakıldığında ise çok katlı pazarlamanın, ürünlere, reklam gerekliliğinden ve raflardaki diğer ürünlerle rekabet etme zorunluluğundan kurtulmuş olarak, süratle nihai tüketiciye ulaşmalarına olanak verdiği görülür.

Çok katlı pazarlama, dünya üzerindeki her ülkede ve her toplumda başarıyla uygulanabilen bir pazarlama yöntemidir.

Üretici Firmalara Neler Sağlar?

Çok katlı pazarlama yönteminin üretici firmalara sağladığı en büyük avantaj, çok düşük bir başlangıç yatırımıyla binlerce, hatta onbinlerce kişiden oluşan bir dağıtım ağına sahip olma ve yine çok düşük bir maliyetle ürünleri dağıtma olanağı vermesidir.

Çok katlı pazarlama sistemini uygulayan bir firmanın dağıtım masrafları, Distribütörlerine ödediği iskonto ve primlerden ibarettir. Bu dağıtım masrafları da, geleneksel dağıtım tarzını (üst toptancı, ara toptancı, perakendeci) kullanan bir firmanın üstlendiği dağıtım masraflarıyla kıyaslanamayacak kadar düşüktür. Bu nedenle de çok katlı pazarlama, üretici firmaya, geleneksel dağıtım tarzını kullanan firmalarla olan fiyat rekabetinde çok önemli bir avantaj sağlar.

Öte yandan, çok katlı pazarlama firmasının dağıtım ağını aynı zamanda bir nihai tüketiciler teşkilatı olarak görmek mümkündür. Onbinlerce Distribütörden ve onların aile üyelerinden oluşan bu büyük topluluk, doğal olarak birlikte çalıştıkları firmanın ürünlerini kullanırlar. Bu da, firma için dev bir hazır müşteri portföyü demektir.

Dağıtım yöntemi olarak çok katlı pazarlamayı seçen bir şirketin, geleneksel tarzda faaliyet gösteren bir firmanın hiçbir zaman ulaşamayacağı en uzak ilçe ve köylere kadar uzanma olanağı vardır. Geleneksel kanalların kullanıldığı yöntemde, ürünlerin gidebileceği yerler büyük ölçüde toptancılar tarafından ve onların kendi ticari beklentilerine uygun olarak belirlenirler. Oysa, herhangi bir yerde, bir Distribütörün yaşıyor olması dahi, o ürünün oraya erişebilmesi için yeterlidir.

Ürünlerin tüketicilere tanıtımı bu dev dağıtım ağının üyeleri aracılığıyla ve yüz yüze yapıldığı için, çok katlı pazarlama firmasının reklam harcamaları da çok düşüktür. Kullanılan bu yüz yüze tanıtım aynı zamanda gerçek hedef kitleye yönelik olduğu için de son derece etkin ve verimli bir tanıtımdır. Bu stratejik seçim, ürünlerin fiyatlarının düşük seviyelerde tutulabilmesine olanak veren ve çok katlı pazarlama firmasına rekabet karşısında avantaj sağlayan diğer bir unsurdur.

Çok katlı pazarlamanın firmaya sağladığı bir başka yarar da, bir cins “görünmezlik” altında faaliyet gösterilebilme olanağı sağlamasıdır. Ürünleri raflara çıkmadığı ve kitle tanıtım araçlarını kullanmadıkları için rakipleri, bu tür firmaları izlemekte güçlük çekerler. Bu, özellikle de lansman döneminde olan bir firmaya önemli bir nefes alma fırsatı verir. Rakipleri, pazara yeni giren bu firmanın stratejilerini öğrenip tepki gösterinceye kadar firma, pazarda ayakları üzerinde durma aşamasına gelmiştir bile.

Uygulayanlara Neler Sağlar?

Çok katlı pazarlama sistemini seçmiş bir firmanın ekibine kayıt olan bir kişinin elde ettiği ilk avantaj, kendisinin ve ailesinin ihtiyacı olan ürünleri tüketici fiyatı yerine iskontolu, toptan fiyat üzerinden alabilmesidir. Bu, firmadan firmaya değişmekle birlikte, genellikle % 20 ile % 50 arasında indirimli bir alışveriş olanağı demektir. Bu yarar, bir tüketici olarak elde edilen yarardır ve geniş bir ürün yelpazesine sahip olup bir ailenin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayabilen bir firmanın ekibinde bulunan çok katlı pazarlamacılar için asla küçümsenmeyecek bir avantajdır.

İkinci avantaj, satış yaptıkça gelir hanesine yazılacak olan satış karıdır. Bu kazanç, özellikle faaliyete yeni başlandığı, henüz ekibin oluşmadığı ilk aylarda gelirin önemli bir bölümünü oluşturur. Çok katlı pazarlamada kapı kapı dolaşarak satış yapılması beklenmediği ve hatta çoğu zaman teşvik de edilmediği için, çok katlı pazarlamacı satışlarını yakın çevresinde yoğunlaştırır, ilk satışlarını gerçekleştirip yüksek kazanç elde eder.

Üçüncü ve aslında en önemli yarar ise ekip oluşturması sonucunda, firmanın teşvik planına ve ekibin performansına göre elde edilecek olan iskontolar ve primlerdir. Çok katlı pazarlama sisteminin motoru, itici gücü, bu iskonto ve primlerdir. Bir başka deyişle, çok katlı pazarlamanın sunduğu iş olanağıdır. Ekip kurarak kazanılan iskonto ve primler, çok katlı pazarlama sisteminin uygulandığı tüm ülkelerde gerçek zenginler yaratmıştır.

Tüketicilere Neler Sağlar?

Çok katlı pazarlama sisteminin tüketicilere sunduğu en önemli avantaj, dağıtım ve tanıtım harcamalarından yapılan büyük tasarruflar nedeniyle ürünleri, çok ekonomik fiyatlara satın alabilmeleridir. Bu, tüketicinin elde ettiği birinci avantajdır.

Tüketicinin ikinci avantajı, bu yolla satın alacağı ürünler hakkında önceden çok ayrıntılı bilgilere sahip olabilmesidir. Ürünü satmakta olan kişi, tüketicinin belki akrabasıdır, belki arkadaşıdır ama büyük çoğunlukla yakın çevresinden bir kişidir. Tüketici, ürünlerle ilgili her türlü bilgi verici dokümanı kendisinden alabilir; ayrıca çok katlı pazarlamacı da, tüketiciye ürünlerle ilgili her özelliği anlatabilir. Bu, özellikle reklam bombardımanı altında şaşırmış günümüz tüketicisi için çok özel bir hizmettir.

Çok katlı pazarlama sisteminin perakende kanalların gelişmediği yörelerde yaşayan tüketicilere sağladığı en büyük avantajlardan biri, onları ürünlere ulaşabilme ve ürünleri satın alabilme olanağına kavuşturmasıdır. Böyle uzak yerlerde yaşayan tüketiciler, maddi olanakları elverse dahi, perakende satış noktalarında ürünleri bulamadıkları için satın alamazlar. Çok katlı pazarlama, tüketiciye bu engeli aştıran bir yöntemdir.
21.yy’ın ticaret sistemi olarak görülen Network Marketing, gün geçtikçe büyümekte ve dikkatleri üzerine çekmektedir. Kişinin tamamen kendi emeği ile doğru orantılı gelir sağlayan bu ticaret sistemi, tüm katılımcılarına eşit fırsat sunması, başlamak için bilgi ve deneyim gerektirmemesi ve çalışma saatlerinin kişinin kendisi tarafından belirlenmesi özellikleriyle ön plana çıkmaktadır. Şimdi bu ticaret sistemini biraz daha yakından inceleyelim ve öncelikle çalışma mantığına göz atalım..

Klasik tarz ticaret sisteminde, üretilen bir ürün müşteriye ulaşana kadar depo, nakliye, distribütör, bayi gibi birçok aracıdan geçer. Hatta ürünü müşteriyle tanıştıran reklam dahi bir aracıdır. Bu aracıların çeşitliliği ve varlığı ürüne göre farklılıklar gösterebilir. Fakat sonuç olarak ürünün müşteriye ulaşmasını sağlayan birçok aracı vardır ve bu aracıların kârları ürünün fiyatına yansır. Örneğin, bir ürün 100 TL’ye mâl oluyorsa, bu ürün müşteriye ulaşana kadar geçtiği tüm aracıların kârlarını ve hatta reklam masraflarını üzerine ekletecek ve karşımıza 170 TL (örnek tabi) gibi bir rakamla çıkacaktır.

Network Marketing ticaret sisteminde ise sadece tek tip aracı vardır, buda şirketin kendi katılımcıları yani distribütörleridir. Yukarıdaki örneğimizde klasik tarz ticaret sistemi ile bize ulaşan 170 TL’lik ürünün 70 TL’si aracılara gidiyordu. Network Marketingde aracılar distribütörler olduğu için bu pay distribütörlere belirlenen komisyon planı ile dağıtılır.

Şunu da belirtmek gerekir ki, Network Marketing ile dağıtım yapan bir şirketin ürünü/hizmeti piyasa değerinin altında da olabilir, piyasadaki değeri ile eşdeğer bir fiyattan da satılabilir. Fakat asla daha pahalı olamaz/olmamalı. Bazı ürün çeşitleri karşılaştırma yapmaya müsait olmasa da doğru bir Network Marketing şirketinde asla fahiş bir fiyat olamaz.

Network Marketing, tavsiye mantığına dayalı bir sistemdir. Yani siz ürünü alır, kullanır ve memnun kalırsanız doğal olarak bunu çevrenizdekilere tavsiye edersiniz. Araştırmalara göre bu tavsiyenin, bir satıcı tarafından yapılan sunumdan veya medya ile yapılan reklamdan çok daha fazla sonuç verdiği tespit edilmiştir. Bunun için çokta araştırmaya gerek yok. Kendimize bunu sorsak, bizde ürünü kullanan güvenilir bir tanıdığımızın tavsiyesine daha çok itimat edeceğimizi görürüz. Ayrıca bu sebeptendir ki, bu sektörde kendini ispatlamış firmaların ürünleri oldukça kalitelidir ve başarılı olması için böyle olmak zorundadır.

Network Marketing, ekip işidir. Siz kişisel referanslarınızdan/satışlarınızdan da para kazanırsınız fakat önemli olan ekibinizde oluşan ciro üzerinden kazanılan paradır. Asıl büyük kazanım burada oluşur. Bu açıdan Network Marketing “1 kişinin %100 çabası yerine, 100 kişinin %1 çabası ile yüksek verim/kâr elde etme.” prensibine dayanır.

Öncelikle şunu anlamamız çok önemlidir; Network Marketing bir iştir. Para yatır para kazan, kolay yoldan zengin olmak gibi kavramların hiç biri etik bir Network Marketing şirketinde geçerli değildir. Network Marketing bir iştir, emek gerektirir, istikrarlı bir çalışma gerektirir. Zengin ve özgür olmanın bir yoludur, kendini ispatlamıştır. Fakat bunu garanti etmez, gerekli imkânı sunar. Gereğini yapan, başarısı ölçüsünde kazanç sağlar.

İşleyiş Mantığı

Yeni tanışanların anlamakta zorlandığı önemli noktalardan biri de, bu işe girince ne yapacakları, işlerin nasıl yürüyeceğidir. Şimdi, yasal ve etik bir Network Marketing şirketiyle çalışmaya başladığınızı -yani bir Network Marketing şirketinin distribütörü olduğunuzu- varsayalım; siz artık, şirketin size sunmuş olduğu ürün portföyünün temsilcisi olmuş olursunuz. Diğer bir deyişle hem müşterisi hem de distribütörü olmuş olursunuz. Burada sistem size diyor ki; dolaylı veya direk vesile olduğun ürün satışlarından kurgulamış olduğum kazanç planına göre primini öderim. Yani işin bireysel ve takımsal olmak üzere iki yönü vardır. Bireysel olarak baktığımızda istersen şirketin sunduğu ürünlerin satışını yaparak, satıştan para kazanırsın. Takımsal olarak baktığımızda ise, senin referansınla şirkete dahil olan her distribütörün de ürün kullanımından/satışından şirketin kazanç planına göre para kazanırsın.

Burada dikkat etmemiz gereken iki nokta var; Birincisi, Network Marketing işinde ürün satışı -genelde- opsiyonel bir seçenektir. Yani kişiler sadece ürün kullanıcısı olup, takım kurabilir. Fakat Network Marketingin doğasında kapı kapı dolaşma tarzı bir satış değil, doğal satış diye tanımlayabileceğimiz, tavsiyeden ve deneyimlenmiş faydadan doğan bir satış vardır. Satış stratejileri şirkete göre farklılıklar gösterse de genel kabul görmüş işleyiş böyledir.

Anlamamız gereken ikinci nokta da, Network Marketing işinde sadece sizin referansınızla dahil olan distribütörler değil, onların referanslarından, referanslarının referanslarından.. şeklinde uzayıp giden bir -distribütör- soyağacı oluşur. Bu oluşan soyağacından hangi derinliğe kadar, ne kadar kazanç sağlanacağı şirketlerin kazanç planlarına göre farklılık gösterir.

Network Marketing işinde takım çok önemli bir unsurdur. Zengin ve özgür olmanın yolu iyi bir takımın parçası olmaktan geçer.

Network Marketing hiç şüphesiz zengin ve özgür olmanın en iyi yollarından biridir. Bu son yıllarda bir teori olmaktan öte artık ispatlanmış bir gerçekliktir. Peki, Network Marketing iş modelini bu kadar özel ve güçlü yapan şey nedir?

Network Marketing, “bir şirketin, kişilere, direk veya dolaylı vesile olduğu satışlardan önceden belirlenmiş kazanç planıyla kazancını paylaşmasıdır” diye özetlenebilir. Peki, olay bu kadar net ve etikken, bu iş neden bu kadar tartışılıyor. Ayrıca Network Marketing ile çok karıştırılan titan sistemlerle siz de karşılaşmış olabilirsiniz. Bu sistemler de kendilerini Network Marketing şirketi olarak tanıtırlar. Gerekli ayrımı sizin yapabilmeniz önemlidir.

Piramit Organizasyon Nedir, Yasak Mıdır?

En bilinen örneği zincir mektuplar olan piramit organizasyonlar, çok katlı pazarlama uygulamalarıyla sıklıkla karıştırılırlar. Oysa bir piramit organizasyon, gerçekte bir doğrudan satış yöntemi bile değildir. Dünya Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu WFDSA’nın da ilan ettiği gibi piramit organizasyonlar, bireyleri “dolandırma” amacıyla kurulurlar ve yasaktırlar.

Piramit organizasyona katılan bir kişinin genellikle yüklüce bir kayıt ücreti yatırması gereklidir. Bu ücretin bir kısmı, kendisini sisteme dahil eden kişiye, bir kısmı üstlerde yer alan diğerlerine, bir kısmı da piramitin en tepesindeki kişiye ödenir. Piramiti oluşturan kutucukların hepsi dolduğunda, en üstteki kişi ayrılır ve onun altındaki iki kişi, iki ayrı piramitin en üst seviyesine yükselmiş olurlar. Böylece, en üsttekiler ayrıldıkça, alt seviyelerde yer alanlar üstlere çıkarlar. Ancak gerçek yaşamda bu “mutluluk zinciri” en alttaki kişinin en üste ulaşmasından çok önce çöker.

Piramit organizasyon, piramiti kurarak baştan itibaren en üstlerde yer alan birkaç kişiye büyük paralar kazandırır; fakat büyük bir çoğunluk, yatırdığı kayıt ücretini bile çıkartamaz.

Piramit organizasyonlarda, bir ürünün ticareti söz konusu olmadığından ortada yaratılan bir katma değer yoktur. Son yıllarda gerçek amaçlarını gizlemek üzere ürün satışı yaptıklarını iddia eden piramit organizasyonlar kurulmuştur. Ancak bu şirketlerin pazarladıklarını iddia ettikleri ürünlerin gerçekte hiçbir ticari değeri bulunmamaktadır. Bu nedenle de piramit organizasyonların kuruluş amacı, çok sayıda insanın para kaybetmesi sonucunda az sayıda insanın para kazanmasıdır.

Piramit organizasyonlar, birçok ülkede yasaklanmışlardır. Çok katlı pazarlama modelinin, piramit organizasyonlarla ilgisi yoktur. Piramit organizasyonlar, doğrudan satış derneklerine üye kabul edilmezler.

Network Marketing Neden Yanlış Anlaşılıyor?

Network Marketing, işleyiş mantalitesi basit olan bir iş modeli olmasına rağmen, çokça tartışılıyor ve yanlış anlaşılıyor. Bu yazıda özellikle bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. Yaptığım gözlem şunu gösterdi; Network Marketing’e karşı antipati besleyen insanların çok büyük bir kısmı sistemi yanlış anlamış ya da ona yanlış anlatılmış da diyebiliriz..

Neyden mi bahsediyorum? Network Marketing’e antipati duyanlardan bu işi tanımlamalarını istediğimde her seferinde yanlış tanımladıklarını, daha çok titan mantalitesini anlattıklarını görüyorum.  Hadi bu normal bir durum, zaten titan sistemlerle boğuşuyoruz, birçok makale yazdık, yazmaya da devam edeceğiz. Fakat işin garibi sektördeki etik şirketlerde çalışan birçok insan da bu işi yanlış anlatıyor. Bu da birçok kez tanık olduğum bir olay. Şimdi durumu yakından inceleyelim..

Öncelikle Network Marketing bir iştir, bunu bir iş olarak görmek bile birçok şeyi farklılaştırıyor. Birçok kişi Network Marketingi bir oyun, bir kurgu gibi görüyor, “para yatır para kazan” tarzı bir şey anlıyor ve anlatıyor. Mesela yanlış tanımlama ve bakış açılarına, “Sisteme üye bularak para kazanıyorsun.”, “Para yatırarak işe giriyorsun, senin gibi X insanı işe dâhil edersen ve bunu onlar da yaparsa para kazanıyorsun.” gibi örnekler verilebilir. Bunlar gibi tanımlamalar doğru gibi gözüken, tamamen yanlış veya eksik tanımlamalardır. İşi bu şekilde görme ve tanımlamanın sebebi insanlara işi kolay göstermek olabileceği gibi, tam olarak ne yaptığını bilmemekten de ileri gelebilir.

İşin aslı; Network Marketing, bireylerden oluşan bir ağ üzerinden bir ürün grubunun pazarlanmasıdır. Kişiler açısından tanımlayacak olursak da, kişinin oluşturduğu distribütör ve müşteri ağı üzerinde oluşan cirodan, şirketin belirlediği kazanç planına göre prim kazanmasıdır. Yani şirket diyor ki; Benim ürünlerimin direk veya dolaylı olarak vesile olduğun satışlarından sana prim ödüyorum.

Örnek üzerinden gidecek olursak, dünyaca ünlü X içeceğinin ülke > il > ilçe distribütörleri aracılığı ile tüm bakkal ve kafelere dağıtılması ve X içeceğinin satışı oranında bu distribütörlerin para kazanması mantığı üzerinden gidecek olursak, Network Marketinginde bu mantığın gelişmiş şeklidir. Network Marketingde kurumlar yerine kişiler vardır, yapı çok daha derinliklidir, çalışma alanı serbesttir ve kendine özgü bir pazarlama usulü vardır. Bu mantığı örnek vermemin sebebi işin şeffaflık ve etikliğinin aslında ne kadar berrak olduğunu göstermektir, yoksa dediğim gibi Network Marketing kendine has yöntem ve işleyişlere sahiptir.

Yukarıda anlatılan iki farklı bakış açısının zihinde oluşturduğu anlam tamamen farklı değil mi? İşte bu çok önemli bir mesele; doğru anlatmak.

Not: Titan mantalitesiyle işleyen yapıları yanlış anlatma bahsinden ayrı tutuyorum, onların zaten bu sektörü yanlış anlattıkları ve bu sektöre zarar verdikleri aşikâr bir durum.

Sonuç..

Bu gibi tanımlamaları kullanan kişiler, ya titan bir sistemin parçasıdır, ya da ne iş yaptığını bilmeyen biridir. Belki herkesi düzeltemeyiz fakat üstüne basa basa işimizi doğru anlatmayı benimsersek ve beraber çalıştığımız insanlara bunu aktarmayı başarırsak, zamanla sadece tanımlama farklarından bile iyi-kötü ayrımının daha iyi yapılabileceğini düşünüyorum. Çünkü bozuk mantaliteler kendilerini tanımlarken bile belli ediyor. Tabii bu bozukluk şirkette de olabilir, kişide de olabilir.

Son olarak, şunu unutmamak gerekiyor; Biz işimize önem gösterip saygı duymazsak -doğru öğrenip doğru anlatmazsak-, insanlar bize neden saygı duysunlar?

Kaynak

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

UA-109258735-1